ABD Merkez Bankası, piyasa beklentileri doğrultusunda politika faiz oranını değiştirmeyerek yüzde 3,5 ile 3,75 arasında sabit tutmayı tercih etti. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), iki günlük yoğun değerlendirmelerin ardından toplamda beşinci kez bu aralıkta karar alarak piyasalara istikrar sinyali verdi. Toplantı sırasında 12 üyeden 9’u faiz oranını aynı seviyede tutmayı uygun bulurken, üç üye enflasyonla mücadele kapsamında faizlerin 25 baz puan artırılması yönünde oy kullandı. Bu durum, komitenin içindeki farklı görüşlerin varlığını ve zaman zaman yaşanan fikir ayrılıklarını ortaya koydu.
Geçtiğimiz haziran ayında ABD’deki yıllık tüketici enflasyonu yüzde 3,5 seviyesine gerilemiş olsa da, Federal’in uzun vadeli hedefleri olan yüzde 2’nin üzerinde kalmaya devam ediyor. Bu yüksek enflasyon rakamları, özellikle İran’daki savaşın petrol, enerji ve gübre fiyatlarını artırmasıyla birlikte, fiyat istikrarını sağlama konusundaki zorlukları gündeme getiriyor. Uzmanlar, bu durumun önümüzdeki dönemde enflasyonun yeniden hız kazanabileceğine dikkat çekiyor. Fed Başkanı Kevin Warsh, göreve geldikten sonra yaptığı açıklamalarda, fiyat istikrarını korumanın öncelikleri arasında yer aldığını belirtmiş ve faiz oranlarını belirli bir yönlendirmeden ziyade esnek tutmayı tercih etmişti.
Ekonomistler, Fed’in enflasyon konusunda gösterdiği sabrın azalmış olmasının ve gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. EY-Parthenon Başekonomisti Gregory Daco, Fed yetkililerinin enflasyonun yüzde 2 hedefine ulaşmaması halinde faiz artırımına hazır olduklarını ifade ederken, KPMG Başekonomisti Diane Swonk ise, haziran ayındaki düşük enflasyon verilerinin Fed’e şimdilik biraz nefes aldırdığını, ancak yılın ilerleyen dönemlerinde iki faiz artışının gündeme gelebileceğini belirtiyor. Bu gelişmeler ışığında, ekonomi politikalarının ve faiz stratejilerinin yakın takipte olacağı öngörülüyor.
